Açlık Oyunları/The Hunger Games - Atakan Göktepe

24 Mart 2012 Cumartesi

Açlık Oyunları/The Hunger Games


Yapım: 2012 - ABD
Tür: Bilim Kurgu, Aksiyon, Dram, Fantastik, Gerilim, Gizem, Macera, Romantik, Psikolojik, Gençlik,
Süre: 142 dakika
Yönetmen: Gary Ross,
Oyuncular: Josh Hutcherson, Isabelle Fuhrman, Elizabeth Banks, Woody Harrelson, Liam Hemsworth, Wes Bentley, Stanley Tucci, Donald Sutherland, Jennifer Lawrence, Alexander Ludwig, Toby Jones
Görüntü Y.: Tom Stern,
Senaryo: Billy Ray Cyrus

Açlık Oyunları'yla tanışmamın bu kadar ani olacağını düşünmemiştim. Filmi görmeye niyetim vardı ama birdenbire apar topar oldu işte. Uzun zamandan beri kitaplarını edinip okumak istediğim bir seriydi Açlık Oyunları serisi. Ama maalesef ilk kitaba başlayamadan filminde buldum kendimi.
Bu sebeple film iyi bir uyarlama mıdır değil midir, bir şey söyleyemem. Ama bağımsız bir film olarak değerlendirirsek hem artıları hem eksileri var. Filmle ilgili ilk dikkat çeken şey sanırım karakterler ve mekanlardı. Film ilk on dakika beni kazanamadıysa da konu ilerledikçe biraz derinlik kazandı.



Açık konuşayım, ne kadar genel kanım filmi beğendiğim yönünde olsa da filmin açılışı bir felaketti. Koyu bir Harry Potter hayranı olarak o iğrenç uyarlamaların bir de jenerikleri kötü olsaydı kendimi atardım bir yerlerden. Açlık Oyunları'nın henüz öyle koyu bir hayranı değilken bu sahnelere sıradan bir izleyici gözüyle baktım, geçtim. Bence bu sahneler sona bırakılmış, sonradan birisi çekmiş ve filmin başına yerleştirilmiş. Bir kitap uyarlaması yapmak olayı derinlikleriyle aktarmak demektir ama temel noktaları olay örgüsüne yedirerek anlatmak yerine başta yazılı bir kısımla olayı anlatmışlar. Bu bir eksidir benim için. Dediğim gibi açılış felaketti.
Burada olayı anlatıp uzatmak istemiyorum. buradan veya başka bir yerden sinopsisi okuyabilirsiniz. Ama olay aşağı yukarı belli. Açlık oyunları dediğimiz olay içinde kan, vahşet, arka planda saklı insanlık ve de çocukların ve gençlerin katıldığı bir yarışma olmasına rağmen taşıdığı ciddiyeti bir polisiye hayranı olan beni cezbetti açıkcası.
Karakter derinliği hiç olmamasına karşın çok sevdiğim karakterler oldu. Esas oğlanla esas kız pek içime sinmed, açıkcası. Aama hayranı olduğum Stanley Tucci'nin ve Elizabeth Banks'in karakterleri gayet renkli, eğlenceli ve başarılıydı.

 
Stanley Tucci'den hayranlık ve kahkahalarla izlediğim Caesar Flickerman

Elizabeth Banks'in çooo(o'lar sonsuza kadar)ook müthiş bir performans sergilediği ve değiştiği Effie Trinket karakteri

Filmi kısaca özetlemek gerekirse;
Eksileri:

  1. Daha önce de bahsettiğim gibi berbat bir açılışı vardı.
  2. Çok güzel müzikleri olmasına karşın olay örgüsünü ve karakterleri tam destekleyen kuvvetli müzikler duyamadık. Başarılı müzikler etkin kullanılamamış.
  3. Karakter derinliği sıfırın altındaydı. Kim bu Katniss Everdeen, kim bu Peeta Mellark? Peeta fırıncının oğlu mu? Katniss'le ne vesileyle tanıştı? Acaba kitabı okumayanlardan kaçı Elizabeth Banks'ın oynadığı karakterin adının Effie Trinket olduğunu biliyor veya hatırlıyor? Kim bu kadın? Katniss'in babasına tam olarak ne oldu? Filmin başında Nagihan'ın boşta kaldı diye üzüldüğü çocuk kimdi? Sadece ortamda bir yakışıklı, kaslı çocuk bulunsun diye mi oradaydı yoksa olay örgüsünde yeri var mı? Daha birçok cevapsız soru var. Kitabı okuyanlar hepsini biliyorlardır. Sanırım çok kısa bir süre sonra ben de tğm bu cevaplara vâkıf olurum ama önemli olan kitabları okumaya niyeti olmayan izleyiciye de karakteri ve olayı iyice anlatmak lazım. Yoksa normal bir izleyici için bu film biraz fazla şiddetli ve çocukların katıldığı gavur işi Survivor olduğuyla kalır.
  4. Aşırı derecede hızlı yapılan çekimler. Kamera deli gibi döndürülmüş. Belgesellerde bir hayvandan kaçan insanlar kamerayla daha iyi çekim yapıyorlar. O iri köpekimsi hayvanların saldırısına uğradıkları sahnede diğer çocukla olan kavgalarının yarısına anlamadım açıkcası. Kamera oradan oraya dönüyordu. Burası olmamış işte.
  5. Olay çok hızlı işlendi. Ne bir ayrıntı var ne başka bir şey. Hemen başladı, Capitol şehrine gittiler, dediler ki böyle bir eğitim var sonra sizi doğraya salacağız, arada bir programa çıktılar, kız ağaçla bütünleşmiş bir şekilde yaşadı, oyunun ilk on dakikasında haraçların yarısı öldü falan. E, nerede karakterlerin derinlikleri, olayların bağlantıları? Ben henüz okumamış olmama rağmen, özllikle övgülerden çıkardığım kadarıyla, kitap daha fazla ayrıntıya sahip.
  6. Sözde Harry Potter çağından çıktık, Twilight çağına girdik ya (Yazarın Kişisel Notu: Burada kusmaya gidip geldi.) sözde gençler aşk meşk, duygusallık istiyor. Hayır, efendim, sayın yapımcılar ve yönetmenler ve ayrıyetten senaristler, biz duygusallık, uzun süren aşk sahneleri istemiyoruz, filmin temposunu yavaşlatmış.

Artıları:


  1. Çok etkileyici mekânla vardı, etkilendim.
  2. Karakter derinliği yok dediysem de görsel anlamda karakterlerin renkliliği- hatta renksizliği- çok hoşuma gitti. Gayet iyi yapılmış.
  3. Yeteri kadar kullanılmasa da hoş müzikleri vardı. Müziklerle ilgili bir maddeyi de eksilere yazmamın sebebi müziklerin kötü olması değil, aksine çok iyi olması ve etkin kullanılmamasıydı.
  4. Performansı vasatın altına düşen hiç oyuncu yoktu. En azından çok kötü oynayan genç oyuncu yoktu. Zaten yetişkin oyuncular yeterince harikaydılar. (Stanley Tucci tek başına kanıttır.)
  5. Filmde duygusal ve dram öğeleri sıkmadan verilmiş.
  6. Görsel efektleri başarılıydı.
  7. Ses efektleri yerindeydi.
  8. Altyazısı (Bunun filmle alakası yok) mükemmel değil ve birçok yazım hatası olduysa da fena değildi.

Genel anlamda Açlık Oyunları benim için iyi bir filmdir. Benden 7.7/10'i hakkıyla alır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder